GÜNÜMÜZ KIRGIZİSTAN’INDA YOKSULLUKLA MÜCADELEDE İSLAMİ KURULUŞLARIN ROLÜ (BİŞKEK ÖRNEĞİ)

Author:

Number of pages: 168-177
Year-Number: 2010-8

Abstract

Bu araştrma yeni işlevselcilik çerçevesinde ele alınmıştr. Yeni işlevselci olarak bilinen Niklas Luhmann’a göre toplumsal sistemler, “bir çevreden ayrı olarak…. birtakım insanların eylemlerinin anlamlı ve birbirine bağlı olduğu her yerde” mevcutur. Böylece, bireyler arasında herhangi bir etkileşimin olduğu her yerde toplumsal sistem ortaya çıkar. Luhmann’a göre, üç tp toplumsal sistem vardır: etkileşim sistemleri (insanların yüz yüze etkileşimleri), örgüt sistemleri (üyeliğin belirli şartlarla bağlantlı olduğu), ve büyük toplulukları ilgilendiren sistemler (her şeyi kapsayan toplumsal sistem, tüm toplumlar) (Wallace ve Wolf, 2004: 72). Luhmann’a göre, Parsons’un kuramında eksik olan, kendine atf ve karmaşıklık kavramlarıdır. Kendine atf, sistemlerin yeterli şekilde işlev görmeleri için şartr. Bu, sistemin kendisini gözlemleyebildiği, kendi üzerinde ve ne yaptğı üzerinde düşünebildiği ve bunun sonucu olarak da kararlar verebildiği demektr. Bu sistemler (kendine atf yapabilen) “kendi kimliklerini nitelendirme” kabiliyetne sahiptr. Kendilerinin ne oldukları ve ne olmadıkları ile ilgili sınırlar koyarak kendilerini tanımlayabilirler; başka bir ifade ile, sistemin “yapısal özerkliği” vardır. Kendine atf yapma politka, bilim, ekonomi, aile, eğitm ve hukuk gibi bütün alt sistemlerde geçerlidir (Wallace ve Wolf, 2004: 72-73). İslami kuruluşlar bu çerçevede, kendine atf yapabilen, kendilerinin ne olduklarına ve ne olmadıklarına, işlevlerinin ve amaçlarının ne olduğuna dair sınır çizebilen ve aynı zamanda karar verebilen alt sistem şeklinde ele alınmıştr. Ayrıca, İslami kuruluşlar Kırgız toplumu içinde ‘biçim ve anlam kazanan farklılaşmış bir sosyal sistem’ (Beyer, 2008: 323) olarak kabul edilmiştr Bununla birlikte, Luhmann, toplumsal sistemlerin başlıca işinin karmaşıklı- ğı azaltmak olduğunu iddia eder. Ve bu derece aykırı bir dünyanın temel sorunlarının din veya modern toplumda sanat, sevgi, mutlak güç ve para kazanmak gibi, dinin bazı işlevsel eş değerleri tarafndan çözülebileceğini yada daha ufak sorunlar haline dönüştürülebileceğini savunur (Wallace ve Wolf, 2004: 74). Bu bağlamda, İslami kuruluşlar, Kırgızistan’ın geçiş döneminde keskin bir biçimde ortaya çıkan hem maddi, hem manevi yoksulluk sorunlarıyla mücadele eden alt sistem olarak kabul edilmiştr. Bugün Kırgızistan kendi tarihinin en derin, zor ve karmaşık evresini ya- şamaktadır. 1990’larda başlayan sosyo-politk gelişmeler toplum ve devletn tüm alanlarında ciddi düzenleme ve değişimler getrmiş ve bu değişimler din alanını da kapsamıştr. 1991’de “İnanç ve dini kuruluşların özgürlüğü” kanunu kabul edilerek vatandaşların dini ve hukuki hakları uluslararası-hukuk normlarına uygun hale getrilmiştr. Bu düzenlemeyle birlikte kısa zaman öncesine kadar devletn dine karşı “halk uyuşturucusu” anlayışı dinin tarihi-kültürel bir fenomen olduğu gerçeğini kabul etmiştr. Son yıllarda insanların dine olan ilgisi ve ihtyacı son derece artğı gözlemlenmektedir. Kırgızistan’ın dini durumunun sosyolojik analizi sonucuna göre halkın %80’nin müslüman olduğu ortaya çıkmıştr (Maltabarov, 2005: 51). Ülkede 1991’de 39 cami mevcut iken 2004 yılına gelindiğinde cami ve mescitlerin toplam sayısının 2229’a ulaştğı görülmektedir (Seytalieva, 2004: 79). Bu durumun doğal sonucu olarak toplumun ihtyaçları doğrultusunda dini kuruluşların çalışma alanlarının da ciddi anlamda genişlediğine şahit olunmaktadır. Dini kuruluşlar ibadet pratkleri haricinde aktf olarak AİDS, uyuşturucu bağımlılığı, aile planlaması, toplum istkrarına bir tehdit olarak dini ekstremizm gibi önemli sosyal sorunların çözümünde devlet kurumlarıyla birlikte mücadele etmektedir (Mamayusupov, 2004: 404). Bununla birlikte, yoksulluk ile mücadelede İslami kuruluşlar sistematk ve kendilerine has yöntemleriyle çaba gösterdikleri görülmektedir. Ancak, bilim dünyasında çeşitli sosyal sorunların, özellikle yoksulluk gibi önemli sorun ile mücadelede İslami kuruluşların rolüne dikkat çekilmemektedir. Söz konusu kuruluşların sistemi, çalışma yöntemi ve uyguladığı faaliyetleri ve sonuçları hakkında bilimsel kompleksli, disiplinlerarası tez ve monografk çalışmalar, bilimsel-pratk ve metodik yazınlar, öneriler mevcut değildir. Oysa alanda bu tür çalışma ve önerilere ihtyacın olduğu açıkça gözlemlenmektedir.

Keywords

Abstract

This work deals with the role of the Islamic Insttutons in fghtng with poverty, which has been one of the most important socio- economic problems in Kyrgyzstan, afer the collapse of the Soviet Union. When this subject was studied, frst, the main aims of the Islamic Insttutons’’ in their actvites, their studies in terms of fghtng with poverty and the problems they came across during this process, their relatonships with the state and the other insttutons are examined. Besides, it has been tried to introduce the importance of their services and help afer meetng with people who got assistance from these insttutons. As there is no study on this subject in Kyrgyzstan, this research increases the importance of the study and it is expected to be a good source for similiar studies in the future

Keywords