PETER L. BERGER’İN MODERNLEŞME ANLAYIŞI VE DİN

Author:

Number of pages: 34-49
Year-Number: 2010-8

Abstract

Modernliğin sosyologu olarak nitelenebilecek olan Berger, sorunu dinle bağlantlı olarak en kapsamlı ve derinlikli bir şekilde ortak yazarlı bir çalışma olan The Homeless Mind: Modernizaton and Consciousness (New York: Random House, 1973)1 kitabında ele almış, ayrıca içerisinde “Toward a Critque of Modernity” makalesinin de bulunduğu, kendi makalelerinin bir derlemesinden oluşan Facing up to Modernity: Excursions in Society, Politcs and Religion (NY: Penguin Boks, 1979) kitabında geliştrmiş ve bir de “Modernizaton and Religion” diye bir konferans vermiş bulunuyor. Modernleşmenin dinle ilişkisi bağlamında onun özellikle Kutsal Şemsiye (çev. Ali Coşkun, İstanbul: Rağbet Yay. 3.bs, 2005), A Rumour of Angels, A Far Glory ve De-Secularizaton of the World gibi kitaplarıyla “Dinin Krizinden Sekülerizmin Krizine” ve “Sekülerizmin Gerilemesi” gibi makaleleri oldukça önemlidir. Bunların dışında moderniteyi anlamlandıran bir sosyolog olduğu için Berger’in daha çok bu yönünü ele alan bir edisyon kitap da yayınlanmış bulunuyor.2 Biz tahlillerimizi daha çok onun Modernleşme ve Bilinç kitabına dayandırmaya çalışacağız.3 Bilindiği gibi Berger’in sosyolojisi, fenomenolojik, yorumlayı- cı, hümanistk ve bilgi sosyolojisi eksenli bir sosyolojidir. Bilgi sosyolojisine göre toplum objektf verilerle sübjektf anlamlar arasında bir diyalektktr. Başka bir deyişle, her sosyal gerçeğin bir bilinç bileşeni vardır. Modernite de büyük ölçü- de bir bilinç olayıdır. Bilgi sosyolojisinin ilk görevi, bilincin mihenk taşlarının sistematk bir betmlemesi olmalıdır. Burada fenomenoloji son derece bazı önemli araçları bize sunar. Bilincin herhangi bir sosyal gerçekliği nasıl anlamlandırdığını bize öğretr. Buna göre herhangi bir sosyal yaşam dünyası, sakinlerinin değer yargıları tarafndan inşa olunur. Bu değer yargıları gerçeğin tanımları olarak adlandırılır. Bilgi sosyolojisinin bir başka görevi de, bilincin yapısı ile belirli özel kuruluşlar ve kuruluş süreçleri arasındaki ilişkiyi kurmaktr. Başka bir deyişle bilgi sosyolojisi daima belirli bir sosyal durumun muhtevası dâhilindeki bilinç ile ilgilenir. Özel sosyal durumlarda herhangi bir çeşit bilinç makuldür. Bu durumlar akla yatkın yapı olarak adlandırılır. Sosyal değişim esasen kaçınılmaz olarak bu akla yatkın mantk yapısının değişimini gerektrir. (23-28) Berger’e göre modernlik herhangi bir tarihi olay nasıl inceleniyorsa o şekilde incelenmelidir. Bu da modernliğin bir tarihi olduğu, deneysel olarak araş- trılabilir bazı faktörlerin doğurduğu bir başlangıcının bulunduğu ve dolayısıyla çok muhtemelen bir sonunun geleceğinden haberdar olmamız anlamına gelir. (14) Gelişme ve modernleşme yer yer eşanlamlı olarak kullanılsa da temel farklılık birincisinin ekonomik büyümeye ikincisinin ise ekonomik gelişme ile ortaya çıkan muhtelif sosyo-kültürel süreçlere işaret etmesidir. (16) Modernizasyon teknolojik açıdan teşvik edilen ekonomik büyüme ile birlikte oluşuyor olarak düşünülmekte ve teknoloji vasıtasıyla ekonominin değişiminde kök salmış birkurumlar kümesinin büyümesi ve difuzyonu olarak algılanmaktadır. İlerde geleceği gibi teknolojik üretm ve bürokrasi modernizasyonun ilk taşıyıcıları iken modern kent ve kitle iletşim araçları ikinci dereceden taşıyıcıları oluşturur. Ancak Weber’den hareketle din ve ahlaki değerler de bu dönüşümde etkileyici olmuştur. Hata çif yanlı bir etkileşim söz konusu olmuştur. Berger pek hoşlanmasa da modern toplumlar için “gelişmiş endüstri toplumları” modernleşmekte veya geleneksel toplumlar için de “üçüncü dünya toplumları” adlandırmasını kullanmaktadır. (20-21)

Keywords

Abstract

Berger’s sociological approach is phenomenological, heuristcal, humanistc and centred on knowledge sociology. Knowledge sociology states that society is dialectcal between objectve data and subjectve meanings. In other words, each social fact has a conscious element. Modernity is also largely a mater of conscious. The frst task of knowledge sociology should be a systematcal descripton of basic points of conscious. At this point, phenomenology provides us with signifcant tools to achieve it. Firstly, it teaches us how conscious make sense of any social reality. It follows that any social life is constructed by value judgement of its inhabitants. These value judgements are regarded as the defnitons of the truth. The other task of the knowledge sociology is to develop a relatonship between the structure of conscious and the establishment process of certain insttutons.

Keywords