Değerler Eğitiminde ‘Özne Olma Durumu” ve Din Eğitimindeki Uzanımları

Author:

Number of pages: 154-164
Year-Number: 2021-31

Abstract

Ülkemizde din eğitiminin yanında değerler eğitiminin de tartışılıyor olması ahlâk eğitimine zımnen yapılan bir vurguyu göstermektedir. Ancak bu vurgu, yine zımnen, din eğitiminin ahlâkî eğitim hususunda yetersiz kaldığı çağrışımını da yapmaktadır. Bu doğrultuda uygulamada belli kök değerler etrafındaki kazanımların gerçekleştirilmesinin hedeflendiği gözlenmektedir. Farklı etkinliklerle belli ‘değerlerin kazandırılması’ ya da ‘değer kategorilerinin öğretimi’ şeklindeki gayretler davranışçı paradigmayı yansıtmakta, bireyi pasif bir konuma yerleştirmektedir. Öte yandan ahlaki gelişim teorilerinde dile getirilen sorgulama ve ahlaki ilkelerin birey tarafından seçilip oluşturulması, dolayısıyla otonomi yani ahlâki özerklik fikri, ‘özne olma durumu’nu desteklemekte, fertlerin “ahlaki özne” olarak farkındalık kazanmalarının önemini açığa çıkarmaktadır. Özellikle ‘değerlerin içinin boşalması’na dayalı yabancılaşma gibi sosyal çözülme etkenlerinin insanı varoluşsal bir yüzleşmeyle buluşturduğu noktada bu farkındalık daha da önemli olmaktadır. Toplumsal işlevi bakımından değerlerin içselleştirilmesi de bu farkındalıkla doğru orantılı bir görünüm arz etmektedir. Makalede söz konusu farkındalık betimlenecek ve meselenin din eğitimi bakımından uzanımları ele alınacaktır.

Keywords

Abstract

Discussion of values ​​education as well as religious education in our country implicitly emphasizes moral education. However, this emphasis also implicitly implies that religious education is insufficient in terms of moral education. In this context, it is observed that the realization of learning outcomes around certain root values ​​is aimed in practice. Efforts such as 'gaining certain values' or 'teaching value categories' through different activities reflect the behaviorist paradigm and place the individual in a passive position. On the other hand, the questioning expressed in moral development theories and the selection and creation of moral principles by the individual, hence the idea of ​​autonomy, that is, the idea of ​​moral autonomy, supports the 'state of being a subject' and reveals the importance of individuals' gaining awareness as a 'moral subject'. This awareness becomes even more important at the point where social disintegration factors such as alienation based on the 'emptying of values' bring people together with an existential confrontation. The internalization of values ​​in terms of its social function also presents an appearance in direct proportion to this awareness. In the article, this awareness will be described and the extent of the issue in terms of religious education will be discussed.

Keywords